1. Haberler
  2. Bilgi
  3. Dikkat! Patronların Gizli Manipülasyon Taktikleri

Dikkat! Patronların Gizli Manipülasyon Taktikleri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İş hayatında karşılaşılabilecek en sinsi durumlar arasında, üstlerinizin sizi farkında olmadan manipüle etmeye çalışması yer alır. “Şirkete aile gibi davranın” veya “Her şey yolunda” gibi ilk bakışta masum görünen ifadeler, aslında sizin çıkarlarınızdan çok şirketin çıkarlarını ön planda tutmanızı sağlamak amacıyla kullanılan taktikler olabilir.

Bu tür söylemler, çalışanların zamanla kendi öz saygılarını ve özgün düşüncelerini yitirmelerine, mevcut maaşlarının çok ötesinde çalışmalarına yol açabilir. Uzun vadeli psikolojik manipülasyon, iş yerindeki ilerleme isteğinizi ve kişisel gelişim ihtiyacınızı zamanla yok edebilir.

‘Şirkete Aileniz Gibi Davranın’ Tuzağı

Çalışanları motive etmenin ve bağlılıklarını sağlamanın popüler yollarından biri, şirketi bir aile gibi göstermektir. Çalışanlar bu yaklaşıma inandığında, işlerine daha fazla adanır, bağlılık hisseder ve tüm çabalarını ortaya koyarlar. Şirket çalışanlarının haklarına saygı duyduğunda ve çalışanlar da şirketin çıkarlarını desteklediğinde bu durum sorun yaratmaz. Ancak, uzmanlar bir şirketin bir aile gibi algılanmaması gerektiğini vurguluyor çünkü bu yaklaşım bazı riskleri beraberinde getirir:

İş ve özel hayatın karışması: Bazı yöneticiler, bu söylemi kullanarak çalışanlarını geç saatlere kadar işte kalmaya, ücretsiz fazla mesai yapmaya veya “aileye katkıda bulunma” bahanesiyle her an çalışmaya zorlayabilir. Oysaki siz bir işe gidiyorsunuz, şirket için yaşamıyorsunuz. İşiniz bittiğinde ailenizle, arkadaşlarınızla veya kendinizle vakit geçirmek en doğal hakkınızdır.

İş değiştirme tereddüdü: Başka bir şirketten daha iyi bir iş teklifi aldığınızda bile, şirketi aileniz gibi gördüğünüz için ayrılmaya kıyamayabilirsiniz. Bu durum, kariyer fırsatlarınızı kaçırmanıza neden olabilir.

Hak ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesi: Şirketi aile gibi görmek, çalışanların kendi haklarını ve şirkete karşı yükümlülüklerini körü körüne unutmalarına yol açabilir.

Öz saygı kaybı: Zamanla kendinize olan güveninizi kaybedebilir ve iş yerinde adil olmayan durumlara katlanmak zorunda kalabilirsiniz.

‘Her An Müsait Olmana İhtiyacım Var’ İfadesi

Teknolojinin gelişimi, bize bir dizüstü bilgisayarla her yerden çalışma imkanı sunuyor. Ancak bazı patronlar bu durumu astlarının her zaman çalışmaya hazır olması gerektiği şeklinde yorumlayabilir.

Academy of Management’ın 2017 tarihli bir araştırmasına göre, çoğu çalışan işten sonra e-postaları yanıtlamak için haftada fazladan 8 saat harcıyor ve bu durum sağlıkları için hiç de iyi değil. Geceleri evde dizüstü bilgisayar veya telefonla çalışmak zorunda kalan kişilerin uyku kalitesi ciddi şekilde düşebiliyor. Bu beklenti, iş-yaşam dengenizi bozarak tükenmişliğe yol açabilir.

‘Her Şey Yolunda’ Demenin Perde Arkası

İlgisiz ve etrafındaki hiçbir şeyi umursamayan bir patron tipi, kötü bir yönetici olmanın açık bir işaretidir. Böyle bir yönetici, sizin bir mentorunuz olmasına rağmen, her gün daha iyi gelişmenize yardımcı olmayı önemsemez.

Tavsiye istediğinizde veya bir soru sorduğunuzda, size sadece boş iltifatlar eder ve gerçek, yol gösterici bir geri bildirimde bulunmaz. Projenizde açıklar olsa veya şirket sorunlar yaşıyor olsa bile, sohbeti hızla bitirmek için bu durumları görmezden gelmeyi tercih edebilirler.

Bu tür liderler genellikle karar almaktan kaçınır, hedeflere ulaşma konusunda yeterince dikkatli değildir ve astlarına karşı sorumluluk eksikliği gösterirler. Öğrenme ve ilerleme isteğinize rağmen, size belirsiz bir şekilde “Her şey yolunda!” diyerek yanıt verirler, bu da sizin gelişim fırsatlarınızı kısıtlar.

‘Benim Sorunum Değil’ Duruşu

“Benim sorunum değil” ifadesi, üstlerin çalışanları susturmak ve lideri rahatsız edecek tartışmalara girmelerini engellemek için sıkça kullandıkları bir ifadedir. Bu yolla patronlar, astlarına sorumluluk vermekten kaçınarak, onların performansında ve verimliliğinde düşüşe neden olmak isterler.

Bu davranış, çalışanların mevcut çalışma yöntemlerini iyileştirmelerini zorlaştırır, çünkü kendilerine düzeltilmesi gereken hatalar veya eksiklikler gösterilmez. Böylece çalışanlar, kendi gelişim yollarını bulmakta zorlanabilirler.

‘Şirket Bunu Her Zaman Böyle Yaptı’ Cümlesi

Patronunuzun “Şirket bunu her zaman böyle yaptı” demesi, genellikle şirket için yeni yönler önermeyi bırakmanız gerektiği anlamına gelir. Bu ifade, değişime kapalı olduklarını ve hiçbir yeni fikri dinlemeye istekli olmadıklarını, sadece kendi bildikleri yolda ilerlemek istediklerini gösterir. Bu, yöneticinizin uygun olmayan durumlarda bile kendi prensiplerini dayatmayı seven muhafazakâr bir yapıda olduğunu gösterir.

Sadece bu da değil, üstleriniz bu yolla sizi dolaylı olarak zorlayıcı fikirlerinizden rahatsız oldukları konusunda “uyarırlar”. Bu, liderlerin çalışanları ustaca ve ince bir şekilde “kontrol etmek” için kullandıkları yaygın bir yöntemdir; böylece çalışanlar tereddüt etmeden şirketin yerleşmiş standartlarını takip ederler. Birçok lider, yaratıcı ve yenilikçi olmaktansa, eski yöntemlerin her zaman en doğrusu olduğunu düşünme eğilimindedir.

‘Katılmıyor musun?’ Sorusunun Ardındaki Niyet

İyi bir lider, “Nasıl hissediyorsunuz?” diye sorarak astlarını o anki konu hakkında gerçek düşüncelerini ve hislerini paylaşmaya teşvik eder. Ancak “Katılmıyor musun?” demek, çalışanları zor bir duruma sokar ve istemsizce kabul etmelerine neden olur, hatta aslında katılmasalar bile. “Katılmıyor musun?” cümlesi yeni bir tartışmayı başlatacak gibi görünse de aslında çoğu zaman tartışmayı kapatmayı hedefler. Bu, çalışanların kendilerini ifade etme özgürlüklerini kısıtlayan manipülatif bir yaklaşımdır.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Dikkat! Patronların Gizli Manipülasyon Taktikleri
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir